Yazıcı Sürümü

Nevzat OY'dan Horon Açıklaması


Nevzat OY'dan Horon Açıklaması
08.22.14, Cuma
Samsun Müftüsü Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Öztürk'ün ''Horon'' açıklamasının çarpıtıldığını belirten Diyanet-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Nevzat OY, ''marjinal gruplar tarafından irtica çığırtkanlığına dönüştürülmeye çalışılmaktadır.'' dedi.

Samsun Müftüsü Yrd. Doç.Dr.Hayrettin Öztürk’ün, Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki Sis Dağı Yayla Şenliklerinde yapmış olduğu horon açıklamasının kamuoyunda farklı şekillerde lanse edilmesi konusuna; ''Samimi bir konuşma bağlamından çıkartılarak Samsun Halk Evleri ve bir takım basın yayın organları ve marjinal gruplar tarafından irtica çığırtkanlığına dönüştürülmeye çalışılmaktadır.'' diyerek tepki gösteren Diyanet-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Nevzat OY konuşmasına şu şekilde devam etti:

''Son günlerde eski alışkanlıklarının depreşmesi sonrası kamuoyunda yanlış bir algı oluşturma ve tefrika çıkarma gayreti içerisinde olan çevreler diyanet camiasını ve mütedeyyin insanları töhmet altında bırakacak açıklamalarda bulunmaktadır. Bu durum sendikamızı kamuoyunu bilgilendirmeye mecbur etmiştir.''

Konuşmasına devam eden Başkan Oy; ''Samsun Müftüsü Sayın Yrd. Doç.Dr.Hayrettin Öztürk’ün doğum yeri olan Trabzon’un Şalpazarı ilçesindeki Sis Dağı Yayla Şenliklerinde hemşerilerine hitaben yapmış olduğu samimi bir konuşma bağlamından çıkartılarakSamsun Halk Evleri ve bir takım basın yayın organları ve marjinal gruplar tarafından irtica çığırtkanlığına dönüştürülmeye çalışılmaktadır. On iki yıldır ülkeyi yöneten iktidarın bakış açısını ortaya koyduğu iddiasıyla hükümetin icraatlarına ve muhafazakar toplumun hayat tarzını eleştiriye dönük protesto eylemi gerçekleştirilmiştir.Oynanan horonun usulünde ve yapılan konuşmanın muhtevasında tarafların hoşuna gitmeyen ve eleştirilecek hususlar olabilir.Ancak lokal bir konuyu bu ülkeyi idare eden iktidarın zihin kodlarını işaret ederek eleştiri konusu yapmak son derece yanlış ve maksadını aşan bir değerlendirilmedir.Kamuoyunun geçmişteki eylemleri ile çok iyi tanıdığı bu yapılanmalar halkın değerlerini hiçe sayarak aşağılayıcı bir üslupla eski Türkiye’nin hayalini kurmaktadırlar. Yıllarca azınlık olmalarına rağmen yüksek perdeli ses tonları ile Anadolu insanını susturduklarını zannedenler, artık halkın kendilerine teveccüh göstermediğini, kuru gürültüden hiç ama hiç hoşlanmadığını bilmelidirler.'' ifadelerini kullandı.

Diyanet-Sen Samsun 1 Nolu Şube Başkanı Nevzat OY'un konuşmasının devamı ise şu şekilde:

''Kutsal dinimizin temel değerlerini sapıklık ve gericilik olarak tanımlayarak,din adamlarını sapıklıkla itham edenler etraflarına bakıp yalnızlıklarını görerek sapkınlıklarının farkına varmalıdırlar. Siyasi saplantıları yüzünden dini her konuyu siyasete indirgeme hastalığından artık vazgeçilmelidir. Herkesin ortak değeri olan Yüce dinimiz hiçbir siyasi anlayışın hegemonyası altına girmeyecek kadar evrensel mesajlar içermektedir. Lokal bir hususu evirip çevirerek siyasallaştırıp servis etmeye çalışmanın toplumsal barışa nasıl bir katkı sunduğunu kamuoyunun takdirlerine bırakıyoruz.
Söz konusu yayla şenliklerinde yapılan konuşma dikkatlice dinlenirse hiçbir şekilde Horonun haram olduğundan bahsedilmemektedir. Karadeniz folklorunun olmazsa olmazı olan, ulusal ve uluslar arası düzeyde bölgemizin tanıtımına katkı sağlayan milli değerimizin haram olduğunu ifade etmek akıllara ziyan bir durumdur. Dinî anlamda mahremiyet esası göz önüne alınarak folklorun uygulanış biçimine itiraz edilmiştir. Müftü beyin hatırlatma ötesinde yasal bir yaptırımı söz konusu olmamıştır, olamazda. Tavsiye niteliğindeki bir ifadeyi rejim tehdidine dönüştürmek, oradan siyasi iktidarı vurmaya çalışmak iyi niyetle izah edilmez.

Biz biliyoruz ki; bu dinin tebliğcisi Hz. Peygamber, hanımı Hz. Aişe ile birlikte bizzat mescitte bir bayram günü Habeşli folklor ekibinin gösterisini izlemiştir. Kadın ve erkeği ortak bir vasıf olan insan kavramı üzerinden en üstün mercie yerleştiren İslam dininin kadını aşağıladığı vehmine kapılmak tek kelimeyle cehalet tezahürüdür. Hz. Peygamber’in son veda hutbesinde erkek haklarından değil de, bu gün dahi kadının ulaşamadığı üst düzey haklarından bahsetmesi manidardır. Kur’anda erkek suresi yoktur ancak, kadın suresi vardır. İslam kadını cinsel bir meta olarak görmekten öte, kainatın en değerli varlığı anne ve eş olarak görür. Kadın bir çiçektir, onun yaban ellerde solmasına müsaade yoktur. Bu dinde hiç bir cinsel ayrımcılık bulamazsınız. Cehaletleri nedeni ile töreyi din zannederek kadın üzerinden dine ve dindar insanlara saldıranlara asırlar boyu bu kapıdan malzeme çıkmamış, bugün de çıkmayacaktır.
Sokaklara dökülüp kadın erkek ayrımcılığından dem vuranlara şu suali sormadan geçemiyoruz: Kadın ve erkeğin el ele horon tepmesini kadın erkek eşitliğinin vazgeçilmezi görenler ve bir bardak suda fırtına koparanlar, dün başörtüleri ile erkekli kadınlı el ele üniversitelere, ilim yuvalarına girmeye çalışan genç kızlarımızın önüne neden setler örüyordunuz. Onları acımasızca birbirilerinden ayırıyordunuz. İkna odalarında tacizde bulunuyordunuz? Erkekler hiçbir sorun yaşamadan eğitimlerine devam ederken genç kızlarımızın saçlarından sürünerek kapı dışarı atılmasına karşı bu gün olduğu gibi neden avazınız çıktığı kadar bağırmıyordunuz. Sizleri Suriye’deki Yermük kampında otla çocuklarını beslemeye çalışan, Filistin’de, Irak’ta,ve diğer bölgelerde bombalar altında parçalanmış çocuklarının bedenlerini toplayan zavallı anneler (kadınlar) için de eylem yapmaya, en azından zulme dur demeye çağırıyoruz.Horon hassasiyetinizin binde birlik kısmını bu zavallı kadınlar içinde göstermenizi bekliyoruz.

Şu iyi bilinmelidir ki geçmişte ve bu gün milli ve manevi değerlerine bağlı insanlara gerici, yobaz ve irticacı derken ilerici olarak kendinizi topluma lanse etmeye çalışan sizler insanlık ve hizmet adına hangi eserinizi ortaya koyacaksınız.Yakıp yıktığınız yerleri mi ? Ama bu gün gerici yobaz ve irticacı dediğiniz insanlar ekonomide sağlıkta eğitimde ulaşımda ve hayatın tüm safhalarında hizmetin en güzelini vermiş hatta zulme uğramış tüm dünya insanlarına el uzatmış kimsesizlere kimse olmuştur.

Yine şu çok iyi bilinmelidir ki siz insanları özellikle kızlarımızı ikna odalarında ağlatıp göz yaşı döktünüz.Kadınlarımızı kamusal alan deyip küçük düşürüp rencide ettiniz bu gün iktidarı elinde bulunduranlar ve muhafazakar milli ve manevi değerlerine bağlı insanlar ( vakıf,dernek STK ve iktidarlar) kılık kıyafetinizden ve düşüncelerinizden dolayı sizi asla ve asla ağlatmayacaklardır bundan emin olabilirsiniz.

Kur’an’ın ifadesi ile ‘Kadın erkeğin, erkek kadının örtüsüdür’, yani her şeyidir. Biz bu coğrafyada farklı ırk, din, dil, mezhep ve cinsiyetleri ile her bireyin eşit ölçüler içerisinde mutlu bir şekilde yaşamasını istiyoruz. Kimse durumdan vazife çıkartarak aramıza ayrık tohumları ekmeye çalışmasın. Biz din görevlileri olarak, kardeşliğimize gölge düşürecek her türlü tefrika ve fitne ortamının oluşmasına matuf gerçekleştirilen eylemleri kınıyor, halkın kutsallarına karşı herkesi saygıya davet ediyoruz.''

Röportajın Tamamını Aşağıdaki Videodan İzleyebilirsiniz.

Bu haberi 2427 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR