Yazıcı Sürümü

Özkan: “Çocuklar ağlıyorsa sebebi biziz”


Özkan: “Çocuklar ağlıyorsa sebebi biziz”
23.12.17, Cumartesi
​Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacıbey Özkan ve Hacıbayram Gür Eskişehir’de din görevlileri ile bir araya geldi.

Teşkilat çalışmaları kapsamında Türkiye Geneli çalışmalar yürüten Diyanet-Sen Genel Merkezi yönetimi,hızlandırılmış teşkilat çalışmalarını sürdürüyor.

Diyanet-Sen Eskişehir şube Başkanı İlhan Köroğlu ile birlikte kapsayıcı bir çalışma yürüten Teşkilattan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hacıbey Özkan ve Hacı Bayram Gür katıldıkları toplatılarda din görevlilerine seslendiler;

Eskişehir Müftülük Toplantısında konuşan Özkan; Bugün şer odaklarının Müslümanlara uyguladığı zulümün sebebi yine Müslümanlardır dedi.

Onlar güçlüler diye değil, biz bir ve bütün değiliz diye bu hadsizliği yapıyorlar ifadelerini kullandı.

Hacıbey Özkan konuşmalarını şöyle sürdürdü;

İslam âleminin umudu haline gelen ülke Türkiyedir. Çünkü biz Osmanlıdan aldığımız emaneti yerine getiren bir milletiz. İslamın kardeşlik hukuğu sınırları aşar, zulmü alkışlayanları bertaraf eden bir savunma mekanizmasıdır.

Diyanet-Sen olarak toplumun önderi olduğumuzu,abdest şartı olan tek mesleği icra ettiğimizi, bedenen ve ruhen hissederek yapmalıyız.

Yaptığımız işin en büyük mükafatını mevladan bekleyerek yapmalıyız.

Kalbimizde hakka dair hissettiklerimizi, minberin, caminin dışında da hissediliyor olması bizim becerimizle ilgilidir.

Biz kardeşi açken tok yatan bir millet değiliz. Biz kuranı yaşamımızın ölçeği olarak görürüz. Bugün din tüccarlığına soyunanlara, en güzel cevabı bizler veriyoruz. Maddi bir beklenti içerisine girmeden, ülkenin manevi zırhını kusaniyoruz.

Dikkat ederseniz, sesini yükseltmek isteyen, din üzerinden yükseltiyor. Siyaseti din üzerinden icra edenlere, siyasetten munezzeh bir alana girmelerine rızamiz yoktur diyoruz.

Ezanın desibeliyle uğraşana, ezan ruhları dinlendirir diyoruz.

Ben Diyanet-Senin teşkilat sorumlusuyum. Türkiye geneli dine karşı başlatılan öfkeleri de, acziyete düşüp din görevlilerini küçük düşürenleri de iyi bilirim. Çanakkale’de 15 Temmuz akşamı imamın sela okumasına engel olan muhtarı, caminin minaresine çıkıp hoparlör kablolarını söken köylüleri, Aydın da cenaze işlemleri için hadsiz ifadeler kuranları, amirim deyip din görevlisini 45 dakika ayakta azarlayan, siz Rum’un İmamımısınız diyen hadsizleri, içkiyi şölene çevirenleri ve karşısında din görevlilerini görünce,sizlerde tadına bakın diyenleri. Kısaca teşkilatın bütün damarlarına hakim olan örgütlü bir yapıyız. Sadece başkalarını eleştirme değildir yaptığımız. Hata olarak gördüklerimizi gidermek adına azami gayret gösteren büyük bir aileyiz. Unutmayın uysal koyun değiliz, edebimiz kurandan aldığımız terbiyedir. Fakat kırmızı çizgilerimizi ihlal edene en sert tepkiyi vereceğimizi bilmelerini isterim. Bir gecede bütün din görevlilerini camilerine toplayanlar, bütün saldırılar karşısında aynı tepkimeyi vermeye hazırdır. Bu ifadelerim birilerine ümid verecektir. Sokakta devleti yıkmak isteyen şer odakları bu ifadelerimden nemalana bilirler. Ama unutmayın gören gözümüz, işiten kulağımız, idrak eden bir aklımız var. Bu durumumu hafife alanlara karşı dirayetimiz, aidiyetimiz var. Şeklinde konuştu.




Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hacıbayram Gür yaptığı konuşmada Diyanet alanında eğitimin önceleniyor olmadı umud vericidir. Fakat kıt kanaat geçinen din görevlilerine yüksek rakamlarla eğitim vermek, sınav yapmak başarı değil, zayıflıktır. Her alanda ilerliyorsak eğitim ödeneklerinin devlet eliyle ve ya minimize edilen bir sistemle uygulanması gerekir. MBSTS gibi bir sınavın önemi çok iyi bilmekteyiz. Fakat büyün enflasyon rakamlarını dumura uğratan, borsa kurallarını hiçe sayan, kur sisteminden daha hızlı ilerleyen sınav ücretleri belimizi bükmüştür . Bu konuda gereken hassasiyetin yapılmasını talep ettik. Karşımıza bütünlüğü arz eden YÖK sınav sistemi çıktı. Sayı ne kadar çoksa sınav ücreti o kadar az olur diyen cevaplar aldık. Hazırlanan soruların kapsayıcılığına diyecek bir şey yok, fakat ücretlerinin fazla olmasından rahatsızız.

Uzun zamandan beri eğitim alanında dile getirdiğimiz bir sınavsız geçiş talebimiz var. Bu talep fetöcülerin bütün engellerine rağmen yerine getirilecektir. Eğer ki yarınlar adına donanımlı din görevlisi isteniyorsa bunun en büyük basamağı sınavsız geçiş yani halk dilinde ilitamın uygulanmasıdır.

Eşkişehir Şube Başkanı İlhan Köroğlu Haklarımızı korumak, yeni kazanımlar elde etmek için güçlerimizi birleştirmekten, kol kola yürümekten başka çaremiz yok. Birçok hakkımızı örgütlü gücümüz sayesinde kazandık. Bunları korumak, geliştirmek, yenilerini temin etmek bizim elimizdedir. Hiç kimse durup dururken bize haklarımızı vermez. Mücadele ederek, bir araya gelip sorunlarımızın çözümüne ilişkin çalışmalar yaparak, birlikte hareket ederek sorunlarımızı ancak biz çözebiliriz. Sendikal çalışmalarımızı bu bilinçle sürdürmeliyiz”

“Sendikal anlayış birlik ve beraberliği gerekli kılar. Diyanet-Sen din görevlilerinin haklarını korumada örgütlü hareket etmenin önemini kavramış ve bu sayede samimiyetle sabırla sebatla yapılan çalışmalar şükürler olsun meyvesini vermiştir. Bu gün ülkemizin sendikalaşma oranı en yüksek kamu kesimini oluşturmanın haklı onurunu yaşıyoruz. Bu güzel kazanımları elde etmemizde 14 yıllık yetkide emeği olan Genel Başkanımdan yöneticilerimize, şube başkanlarımızda ilçe temsilcilerimize ve tek tek üyelerimize bu güzel teşkilata katkılarından dolayı teşekkür ediyorum”

















Bu haberi 1286 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR