Cebrail Yakışır

Cebrail Yakışır

Diyanet-Sen Genel Başkan Yardımcısı (Basın ve İletişim)
cebrailyakisir@diyanetsen.org.tr



Yazıcı Sürümü

Sivil Toplum Kuruluşları ve Neden Diyanet-Sen


09.27.11, Salı

Sivil toplum kuruluşları, resmi kurumlar dışında ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukuki ve evrensel amaçları doğrultusunda hizmet eden, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanları gönüllülük usulü ile alan, toplumdaki çeşitli sorunları bağımsız olarak ele alıp kamu oyunu bilgilendirme ve aydınlatma görevi yapan, öneriler sunan her türlü birlik kuruluşlarıdır.

Değerli Meslektaşlarım;

Sivil toplum kuruluşunun tanımında anlaşılacağı üzere sivil toplum örgütleri bir aydınlık hareketidir. Modern toplum yapısı içerisinde çalışanların haklarını aramasının en etkili yolu güçlerini birleştirmekten geçtiğini, buna karşılık güçlerini birleştirmeksizin bireysel olarak hak aramaya çalışanların çoğunlukla hayal kırıklığına uğradığını bilgi, beceri ve emeklerinin karşılığını alamadıklarını görmekteyiz. İşte bunun için örgütlü ve doğru yerde, sendikalı olmak önemlidir. Sendikalar memurun birliğini etkin bir güce dönüştüren mekanizmalardır. Çalışanların, ortak hak ve çıkarları uğruna birliğin ifadesidir. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde birçok sendika olduğu halde peki neden Diyanet-Sen.

Diyanet-Sen hizmet çıtasını hergün biraz daha yükseltmekte ve artırmaktadır. İyi, kaliteli ve yerinde hizmeti sunmak için, muhatabı iyi anlamak neyi istediklerini iyi bilmekten geçtiğinin şuurunda olduğu için Diyanet-Sen üyesini çok iyi tanımakta ve anlamaktadır.

Diyanet-Sen milli, manevi ve evrensel değerleri öne alan bir sendikal anlayışa sahip olduğu için.

Diyanet-Sen hak,hukuk ve emek mücadelesi verdiği için,

Diyanet-Sen yetkili ve etkili sendika olduğu için,

Diyanet-Sen, yıpranan klasik sendikacılığın yerine manevi ve kültürel mirasımızla sendikal anlayışa yeni bir soluk getirdiği için,

Diyanet-Sen üyesine insan onuruna yakışır bir hayat düzeyi sağladığı için,

Diyanet-Sen sadece kadrolu personelin değil 4/B vekil ve fahri çalışanların da sesi olduğu için,

Diyanet-Sen haksızlığa karşı çıktığı için,

Diyanet-Sen sadece hizmeti rekabet gördüğü için,

Diyanet-Sen insanı seven ve merkezinde insan olduğu için,

Diyanet-Sen sadece slogan değil çözüm üreten adres olduğu için,

Diyanet-Sen günü değil tüm yılları kurtarma politikaları ürettiği için,

Diyanet-Sen sadece nicelik değil nitelikler sendikası olduğu için,

Diyanet-Sen yanlış insanların yanında olmadığı için,

Diyanet-Sen gönüller arası sosyal diyalog köprüsünü oluşturduğu için,

Diyanet-Sen toplumun bütün kesimleriyle ilişki kurduğu için,

Diyanet-Sen’in, söylemi ve eylemi bölgenin diline göre değil herkesin ortak dili olduğu için,

Diyanet-Sen halkın hissiyatına tercüman olduğu için,

Diyanet-Sen açlık mücadelesi veren Somali halkının yanında olduğu için,

Diyanet-Sen mazlum ve mahzun Filistin halkının yanında olduğu için,

Diyanet-Sen’in İmam hatip Liseleri’nin önündeki tüm engellerin ve başörtüsü zulmünün son bulması konusunda verdiği mücadele için,

Diyanet-Sen demokratik ve sivil anayasaya “EVET” dediği için,

Diyanet-Sen toplu sözleşmeye ve toplumsal sözleşmeye “EVET” dediği için,

Diyanet-Sen darbeci ve vesayetçi zihniyete karşı olduğu için,

Diyanet-Sen Ergenekon örgütünün çözülmesini istediği için,

Diyanet-Sen mazlumun umudu, zalimin korkusu olduğu için,

Diyanet-Sen kendi hür iradesi ile hareket eden, kimsenin kontrolünde olmayan sivil ve demokratik işleyişe sahip bir sivil toplum kuruluşudur.

Değerli Meslektaşlarım;

Daha bir çok neden ve niçinler sayabiliriz. Böyle bir sendikanın üyesi olduğunuz için kendinizi çok mutlu görmeniz tabiî ki sizin en doğal hakkınızdır. Sizler gibi onurlu, kararlı, itibarlı ve güzel insanlara hizmet etmek bizi de çok mutlu etmektedir. Birlik, beraberlik ve birlikte sevinmek insanı çok daha mutlu eder. Rabbim bu mutluluğu ve haklı gururu yaşamayı bütün Diyanet ve Vakıf çalışanlarına nasip etsin.

Değerli Dostlar;

Gündeme değinmeden kalemimi sonlandırmak istemiyorum. Son günlerde artan terör olayları bizi derinden üzmüştür. Bu uğurdaki şehitlerimizi rahmetle anıyor ve ailelerine sabr-ı cemiller diliyorum. Şunu bütün dünyanın çok açık ve net şekilde bilmesi gerekir ki bu memleket Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, et ve tırnak gibi olmuştur. Bu millet, üstünlüğün ancak takva ile olduğunu çok iyi bilmektedir. Kimse boş hayaller peşinde olmasın. Bu millet bin yıldır bir ve beraber kardeşçe yaşamıştır. Kıyamete kadar da Allah’ın izni ile böyle olacaktır.

Ben geçmiş Ramazan-ı Şeriflerinizi, Kadir Gecenizi ve bayramınızı tebrik ediyorum. Cenab-ı Hak’tan daha nice böyle günleri bütün İslam alemine yaşatmasını niyaz ediyorum. Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle saygı ve selamlarımı sunarken sizleri Allah’a emanet ediyorum.

Bu haberi 3512 kişi görüntüledi.




TümüDİĞER BAŞLIKLAR